19 Kasım 2018
  • Adana23°C
  • Adıyaman14°C
  • Afyon16°C
  • Ağrı8°C
  • Amasya16°C
  • Ankara16°C
  • Antalya20°C
  • Artvin14°C

İNSAN YAŞADIKÇA ŞİİR DE HEP YAŞAR

Mehmet Aycı’nın 19’uncu şiir kitabı ‘Toy’ yayımlandı. Aycı, şairlerin kendilerini soyu tükenmekte olan bir kabileye mensup gördüklerini belirterek, insanın yaşadıkça şiirin de hep yaşayacağını söylüyor.

İnsan yaşadıkça şiir de hep yaşar

29 Ağustos 2017 Salı 14:23

Yeni şiir kitabı ‘Toy’la okuyucunun karşısına çıkan Mehmet Aycı, üretken bir kalem. Deneme, portre ve inceleme alanlarında şimdiye dek 40’a yakın kitap yazdı. 19’uncu kitabı ‘Toy’da ise 44 şiiri okuyucuya sunuyor. Edebiyatın hangi türü olursa olsun, tortularından, bütün kimliklerinden arındırıldığında ortada şiirin kaldığını söyleyen Aycı “Bütün edebi eserlerin nüvesinde bir şiir gözesi var” diyor. Aycı’ya göre ayrıca, her Türk şairi ne kadar yenilikçi olursa olsun, tamamen geleneğin dışına çıkamaz! Fakat yeni bir şey söylenmeden de var olunamaz. Aycı’yla kitabını ve şiiri konuştuk.

Kitabınıza neden Toy ismini koydunuz?

Çok nedenli. Dünyada var olmamızın bizi toy kılması var bir yanda. Bir yanda bu hayatı çekilir kılmak için düzenlediğimiz toylar var. Kelimenin anlam alanları, çağrışım derinlikleri şiirin var oluşuyla birebir ilgili. Kitaptaki şiirlerle de örtüşen bir isim.

Edebiyatın pek çok alanında eser veriyorsunuz. Şiir yanında deneme, portre, inceleme... Diğer eserleriniz şiirin neresinde?

Edebiyatın hangi türü olursa olsun, tortularından, bütün kimliklerinden arındırdığınızda ortada şiir kalıyor. Bütün edebi eserlerin nüvesinde bir şiir gözesi var. Bu ayrı bir konu, ancak diğer yazdıklarım şiirin hem merkezinde hem çevresinde.

Bu, diğer türler açısından şiir için de geçerli mi?

Geçerli olduğu taraflar var elbette. Bugün tür diye bildiklerimiz zamanla oluşuyor. Gide gide ‘Önce söz vardı ve söz tanrıdandı’ cümlesine iniyorsunuz.

Toy’da klasik şiirin yenilenmiş biçimleri var. Klasik söyleyişin de? Gelenekçi misiniz?

Her Türk şairi ne kadar yenilikçi olursa olsun tamamen geleneğin dışına çıkamaz. Dil sizi bu dairede kılıyor. Elbette büyük bir birikim var. Büyük bir şiir ırmağı... Şair için güven kaynağı olduğu kadar, bir risk de taşıyor bu. Klişede kalma/klişe kalma riski. Yeni bir şey söylediğiniz ölçüde varsınız.

Kitabınızda yeni ne söylüyorsunuz?

Soru kırbaç gibi. Her söylediğimi yeni söyledim sanıyorum. Dilin ve biçimin kullanımı açısından da iddiam bu. Ancak buna karar verecek ben değilim, sonuçta bir karşılık bulacağını ümit ediyorsunuz.

Toy, 19’uncu şiir kitabınız. Diğer kitaplarınız arasında ve Türk şiirinde yeri neresi?

Kitaptaki şiirler 2008-2009 yıllarında yazılan şiirler. ‘Toy’daki şiirlerden sonra yazdığım şiirler Pazartesi Ayini, Atlar Göçebe, Yokluk Güzel Yalnızlık İyi, Bağ kitaplarında yer aldı.  Her şairin bir şiir çizgisi var. Bu çizgi içinde Toy, hem bütüne uyumlu hem de biçimsel denemeleri barındıran yenilikçi şiirlerin olduğu kitap. Bir şairin o milletin şiiri içindeki yeri bir takım sınamalara bağlı. Bunun için hem zamanın hem de eleştirmenlerin mesaisine ihtiyaç var. Bir yeri olduğunu elbette şairi aşağı yukarı kestirebilir, kişi kendini tanır hesabı…

Kitaptaki 44 şiirin ortaya çıkış öyküsü nedir?

Tamamen alfabetik ve dönemsel… Her şiiri ressamın bir resmi gibi düşünün. Şiir kitabını diğer edebi eserler gibi düşünmemek lazım. Her şiir kendisi bir edebi eser, başlı başına bir kitap zaten.

Şiir niye az okunuyor?

Bilmiyorum. Edebiyat dergileri, şiir kitapları az satıyor. Dünya şairleri soyu tükenmekte olan bir kabileye mensup görüyorlar kendilerini. İnsan yaşadıkça şiir yaşar, illa satması gerekmez gibi bir inancımız var şükür. Hem iyi şiiri bir kişi okusa bile az değil.

İSTİKRAR VERİMLİ KILAR

19’u şiir 40’a yakın kitabınız var. Yüzden fazla dergide pek çok türde yazdınız, yazıyorsunuz. Rakamlar çok değil mi?

Değil. Beni verimli kılan istikrar ve yapıp ettiklerinizin asıl aradığınız şeyi bulma yolundaki eskizleri. Söyleyeceğimi bir gün söyleyeceğim ısrarı. Bu müteyakkız kılıyor sizi. Bir de ben her gün masa başında okuma/yazma mesaisi yapıyorum. Çok üretmiyorum aslında. Bana çok üretiyor diyen arkadaşlar yeterince verimli değiller.

Denemeci kimliğiniz şairliğinize zarar vermiyor mu?

Hayır, bilakis besliyor. Denemenin rahatlığı ve ayrıntı zenginliği şiir için bir imkân. Esasında hayat şiir için bir imkân… Düzyazıda şiirinizi, şiirde düzyazınızı test etme imkânına da kavuşuyorsunuz.

Her konuda yazı yazıyor, şiir kaleme alıyorsunuz. Peki 15 Temmuz için şiir yazdınız mı?

Yazdım, birkaç tane. Daha doğrusu kurgusal değil, 15 Temmuz’da meydanlara inen halk zaten şiir yazdı; yazdırdı da...