18 Aralık 2017
  • Adana14°C
  • Adıyaman8°C
  • Afyon8°C
  • Ağrı-7°C
  • Amasya14°C
  • Ankara10°C
  • Antalya18°C
  • Artvin5°C

ABD'NİN ESKİ BÜYÜKELÇİSİNİN ERDOĞAN İTİRAFI YENİDEN GÜNDEMDE

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'in, 15 Temmuz darbe girişiminden 1 ay sonra Hürriyet gazetesine yaptığı açıklamalar vize krizinin ipuçlarını veriyordu.

ABD'nin eski  büyükelçisinin Erdoğan itirafı yeniden gündemde

12 Ekim 2017 Perşembe 16:10

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey'in 1,5 yıl önceki "Batı daha önce Erdoğan’dan daha otoriter olan çok liderle muhatap oldu, onlar her koşulda bize yaltaklanıyor. Erdoğan ise bizimle çatışıyor, çelişkilerimizi yüzümüze vuruyor, dostumuz olmaya çalışmıyor." sözleri yeniden gündemde.

İşte bu itiraf niteliğindeki açıklamalar, ABD ile iplerin gerildiği bugünlerde yeniden konuşuluyor.  2008-2010 arasında ABD’nin Ankara Büyükelçisi olarak görev yapan Jeffrey, Hürriyet gazetesine 15 temmuz darbe girişiminden 1 ay sonra röportaj vermişti.

"ERDOĞAN WASHINGTON’DA SEVİLMİYOR 15 TEMMUZ’DA VERİLEN TEPKİNİN ASIL NEDENİ BU"

Muhabirin "Washington’ın darbeyle Gülen arasında net bir bağ kuracak herhangi bir ifadeden kaçınıyor. Neden?" sorusuna verdiği yanıtta Cumhurbaşkanı Erdoğan vardı:

"Bu soruya yanıt verebilmek için size Türk-Amerikan ilişkileri üzerine ufak bir seminer vermem gerekecek. Türkler ve Amerikalılar birbirini kesinlikle anlamıyor ve her şeyin kökeninde bu var. Türkiye’de liberalinden ulusalcısına İslamcısına herkeste şöyle bir kanaat var; büyük güçler yüzyıllardır Bismarck’çı politikalarla ülkenizin zayıflaması için uğraşıyor. 1905’te takılıp kalmışsınız. Avrupa’ya, Amerika’ya ve hatta bir ölçüde Rusya’ya bakışınız bu. 1983 yılından beri Türk-Amerikan ilişkilerinde benim bizzat tanık olduğum bütün krizlere rengini veren bu argüman Türklerin Batı’yı hiç anlamadığının kanıtı.

Batılıların temel motivasyonu insan hakları ve özgürlükçü düşüncelerdir. Nokta. Bu Avrupalılar için yüzde yüz böyledir, Amerika için de varsayılan pozisyondur. Dolayısıyla darbe teşebbüsü gündeme gelince hemen insan hakları ihlallerine dair genel bir endişe hasıl oldu.

Şimdi siz bana ‘Bir dakika bir dakika, bir grup general Türkiye’de insanların üzerine ateş etme talimatı vermiş, tankları sokaklara dökmüş ve İslamcı bir komplonun parçası olmuş, bu Erdoğan’dan daha büyük bir tehlike değil mi?’ diyeceksiniz. Hiç önemli değil.

"DAHA OTORİTER OLANLAR HER KOŞULDA BİZE YALTAKLANIYOR"

Erdoğan Washington’da sevilmiyor. Erdoğan Avrupa’da da sevilmiyor. Otoriter görülüyor ve iyi bir oyuncu olmadığı düşüncesi hâkim. Batı daha önce Erdoğan’dan daha otoriter olan çok liderle muhatap oldu, olmaya da devam ediyor. Ama fark şu; Suudlar, Mısırlılar – lisanımı maruz görün – her koşulda bize yaltaklanıyor. F-16’ları, müttefiklik ilişkilerini falan düşünerek bizimle aynı değerleri paylaşıyormuş gibi yapıyorlar. Erdoğan ise bizimle çatışıyor, çelişkilerimizi yüzümüze vuruyor, dostumuz olmaya çalışmıyor. Ondan daha otoriter liderler ise dostumuzmuş gibi poz yapmakta beis görmüyor. Çok yakın zamana kadar Putin bile böyle davranıyordu. Erdoğan Washington’da bu yüzden sevilmiyor. Biliyorum hiç adil bir durum değil."