20 Haziran 2018
  • Adana23°C
  • Adıyaman22°C
  • Afyon16°C
  • Ağrı10°C
  • Amasya21°C
  • Ankara20°C
  • Antalya23°C
  • Artvin22°C

BUGÜN İÇİN NATO’YA İHTİYAÇ VAR MI?

Abdulkadir Özkan

13 Mart 2018 Salı 07:40

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO ve BM’nin kuruluş gayesine hizmet etmediğine, özellikle Türkiye’nin terörle mücadelesinde yanında yer almayışına her fırsatta dikkat çekiyor. Ağır eleştiriler yöneltiyor. Gerek BM, gerek NATO’ya yönelik Cumhurbaşkanı’nın bu eleştirilerine katılmamak mümkün değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’ya yönelik eleştirilerini şöyle sıralıyor:

“NATO’nun en güçlü üyesiyiz. NATO’dan bize bir görev terettüp ettiğinde, yeri geldi Somali’de, Afganistan’da, Balkanlar’da olduk. Peki bütün buralarda biz yer alırken, şu anda Suriye’de bu olaylar yaşanırken, ey NATO sen ne zaman olacak da gelip bizim yanımızda yer alacaksın?Ama maalesef şu ana kadar hâlâ olumlu bir ses, söz yok.”

Bu tespitin ardından görünen o ki, NATO’nun durumu ve konumunun yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor. Çünkü İkinci Dünya Savaşı sonrasının şartları bugün için söz konusu değil. Özellikle de komünizm öcüsü buharlaşmış, öyle bir tehlike kalmamıştır. Bunun içindir ki, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından NATO için yeni tehlike ve tehdit tespit edilmesi gerekmiş ve bu tehlike İslam olarak belirlenmiştir. İslam ve İslam dünyası tehdit olarak ilan edilip, kafalarda böyle bir öcü oluşturulmasının ardından birbiri ardına İslam dünyasında darbeler ve karışıklıklar çıkmaya başlamıştır. Bu karışıklıklar ve katliamların arkasında özellikle darbeler planında NATO’nun olduğu da biliniyor. Yani, bugün için NATO’nun görevi İslam dünyasını uysallaştırmak, etkisizleştirmektir. Bir hamle yapmaları söz konusu olduğunda bu hamleyi başarısız kılmak, dolayısıyla İslam dünyasının kendilerine mecbur ve mahkûm olduğu duygusunu sürekli kılmaktır.

Diyebiliriz ki, artık NATO’nun eskiden olduğu gibi sadece eğer kaldı ise sosyalistler tarafından değil, gelişmekte olan ülkeler ile özellikle Türkiye’nin tartışması gerekiyor. Tartışılmalıdır ki, bundan sonraki tavrımız ne olacaktır belirlenmesi gerekiyor. Yoksa, NATO üyeliğimizi sürdürerek, gel dedikleri yere asker göndererek bu eleştirilerin bir sonuç vermeyeceği ortadadır. Hemen belirteyim ki, dünya üzerinde benzer ittifaklara ihtiyaç vardır. Ancak NATO’ya üyeliğimiz kuruluşundan bu yana hiçbir işimize yaramamış, hatta ülkemizde sıkça yapılan darbelerin arkasında ya NATO ya da bu örgütün kurucu üyelerinin bulunduğu bilinmesine rağmen hâlâ orada yerimizi korumanın birileri tarafından izahının yapılması gerekiyor. Kaldı ki özellikle terörle mücadelede Türkiye’nin ihtiyacı olduğu bir noktada NATO ortada görünmüyorsa, bizim Afganistan’a niçin asker gönderdiğimiz de sorgulanmalıdır. Birdenbire NATO’dan çıkmanın önünde bizim bilmediğimiz birtakım engeller varsa, o zaman Afganistan’daki varlığımızı sürdürmenin anlamı kalır mı? NATO’nun Afganistan’daki varlık sebebi sivillerinin hayatının korunması ise, bilinmelidir ki NATO varlığının Afgan halkının can emniyetini sağlama konusunda hiçbir rolü yoktur. Her gün insanlar ölüyor, saldırılar bir türlü engellenmiyor/ engellenemiyor. Bunun da ötesinde Afganistan’da NATO varlığına rağmen devlet otoritesi sağlanabilmiş değil. Bu da gösteriyor ki, NATO’nun Afganistan’daki varlığı bu ülkeyi huzura kavuşturmak değil. Bazı ülkelerin NATO aracılığı ile işgallerini sürdürmeye yardım ediyor.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, BM’nin karşısında bir İslam Birliği’ne, NATO karşısında da İslam ülkeleri Askeri İşbirliği Teşkilatı’nın oluşturulmasına ihtiyaç vardır. Bu yapılmadığı sürece eleştirilerin bir sonuç vermesi mümkün değildir. Çünkü zalimler sadece güçten anlarlar.