16 Ekim 2018
  • Adana25°C
  • Adıyaman20°C
  • Afyon14°C
  • Ağrı12°C
  • Amasya20°C
  • Ankara20°C
  • Antalya22°C
  • Artvin17°C

YATACAK YERİ YOK PRENS SELMAN’IN

Kemal Öztürk

12 Ekim 2018 Cuma 07:28

Cemal Kaşıkçı suikastı doğrudan Prens Selman’a ulaştı. Onun yanındaki koruma ekibinin bizzat operasyonda yer aldığı ve infazı gerçekleştirdiğine dair deliller reddedilemez düzeyde.

Prensten doğrudan emir alan polis/asker bu ekibin infazı gerçekleştirme şekline dair konuşmaları kaydedildi ve şu anda Türkiye’nin elinde. Ve şunu da iddia edebiliriz, Türkiye’nin elindeki kuvvetli delil sadece giriş çıkış video görüntüleri, ses kaydı da olmayabilir. Başka güçlü deliller de çıkabilir.

PRENS SELMAN’A DUYULAN ÖFKE ORTAYA ÇIKIYOR

Bu cinayetle birlikte Prens Selman’a karşı duyulan nefret de ortaya çıkıyor yavaş yavaş. Zira hem içeride hem de dışarıda öylesine kötü şeyler yaptı ki, etrafında ne dostu, ne arkadaşı kaldı.

Suud hapishaneleri kraliyet ailesinden üyeler, Selman’a biat etmeyen insanlar, en küçük eleştiride bulunan kişilerle dolu. Kabe imamları dahil, herkesi tehditle, korkutarak kendisine biat etmeye ve bu yönde açıklama yapmaya zorluyor.

Nitekim Cemal Kaşıkçı’nın ailesi de tehditle aleyhte açıklama yapmak zorunda kaldı. Bir korku rejiminin ötesinde, acımasız bir mafya düzeni var şu anda Suudi Arabistan’da. İşte bu yüzden Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılması, suçluların bulunması ve doğal olarak Prens Selman’ın iktidardan uzaklaştırılması için çaba gösteriyor oradakiler de. Belki şartların zorluğundan şu anda sadece dua ediyorlar olabilir ama en küçük bir sarsıntının depreme dönüşeceği bir gerginlik var orada.

Arap dünyasında da büyük bir çalkantı oluştu. Mısır, BAE, Bahreyn gibi koşulsuz uydu devlet haline gelen ülkeler hariç, Suud’un son dönem politikalarından nefret eden, bir çıkış yolu arayan Arap ülkeleri var.

Tüm dünyanın gözü önünde Trump tarafından aşağılanan Suud Kralı ve ailesinin saygınlığı kalmadı atık kimsenin gözünde. Güçleri olmadığı için susuyorlar sadece. Onlar da bu cinayetten sonra bir deprem olacağını ve dengelerin değişeceğine inanıyorlar/ümit ediyorlar.

AVRUPA VE ABD CİNAYETE ODAKLANDI

Trump, Netanyahu, Selman, Zayed (BAE) dörtlüsünün kurduğu korkunç tezgahtan memnun olmayan Avrupa ülkeleri de bu cinayete odaklanmış durumda. Özellikle İngiltere’nin ilginin ötesinde bir yakınlıkta cinayetin çözüm için sahada olduğu anlaşılıyor. Türkiye’nin tezine güç verecek her türlü işbirliğine hazırlar. Keza Almanya, Fransa da domino taşları düşmeye başladığında, ucu önce Selman’a, sonra Trump’a ulaşsın diye duanın ötesinde bir çaba içine gireceklerdir.

Trump’ın en değerli savaş ganimeti olarak gördüğü Selman için aleyhte bir şey yapmasını beklemeyin. ‘Para verin, haraç verin’ dedikçe para yağdıran böyle bir savaş esirini neden feda etsin, bir köşe yazarı için? Fikir özgürlüğü, insan hakları, ahlak falan Trump’ın umurunda değil.

Lakin Cumhuriyetçi Parti içinde bu konunun peşini bırakmayan Senatör Lindsey Graham son derece sert mesajlar yayınlıyor. Eğer cinayet ispatlanırsa, sadece Suud-ABD ilişkilerinin değil, uluslararası birçok ilişkinin yıkılacağını söylüyor. Bu senatör öyle Trump karşıtı biri de değildir. Hatta Trump’ı ipten alan adam olarak son günlerde çok popüler. Graham’a destek veren 22 senatör, dün Trump’a mektup yazarak, Kaşıkçı suikastı için özel bir soruşturma istedi.

ABD, Selman ve Kral’a bir şey olmadan bir işten sıyrılmanın yollarını arıyor olabilir. O yüzden infaz timi ve konsolosu verip, bunları kurtarmayı deneyebilirler. Ancak o kadar kolay değil. Prens Selman’a duyulan nefretin önüne geçebileceklerini sanmıyorum.

TÜRKİYE OYUN KURUCU ROLE YERLEŞTİ

Bu cinayetle birlikte herkesin nefretle bahsettiği adam olan Selman’ın bu dünyada yatacak yeri yok. Zaten bu nedenle açık denizde yatta kalıyormuş diye haberler çıktı.

Nerede kalırsa kalsın, Yemen’deki ablukada ölen çocukların, Suriye’de ölen sivillerin, Mısır’da İhvan’ın, ülkesinde muhaliflerin ve son olarak Cemal Kaşıkçı’nın kanı eline bulaştı bir kere. Ne kadar mükemmel cinayet işlediğini düşünürse düşünsün, elindeki kanın izini asla silemez.

Son olarak şunu söyleyeyim: Siyasi iradesi, istihbaratı, diplomasisi, iletişim ekibiyle Türkiye tam olarak oyun kurucu pozisyondadır şu anda. Başarıyla da yürütüyor. Takdire şayan hepsi.