19 Aralık 2018
  • Adana11°C
  • Adıyaman6°C
  • Afyon3°C
  • Ağrı-2°C
  • Amasya6°C
  • Ankara6°C
  • Antalya11°C
  • Artvin5°C

'MİLLET KIRAATHANELERİ BULUNDUĞU YERİN 'NEŞE' ALANI OLACAK'

"Kitaplı Kahve"yi İstanbul kültür hayatına kazandıran Demirel, "'Millet Kahvehaneleri', bulunduğu yerin en önemli kültürel ara mekanı ve neşe alanı olacak ve yeni bir kitle oluşacaktır." dedi.

'Millet Kıraathaneleri bulunduğu yerin 'neşe' alanı olacak'

09 Temmuz 2018 Pazartesi 09:33

"Kitaplı Kahve"yi İstanbul kültür hayatına kazandıran Abdurrahman Demirel, yaklaşık 8 yıl önce Üsküdar Altunizade'de sanat ve edebiyat içerikli "Kitaplı Kahve"yi açmasının ardından, Üsküdar Belediyesi tarafından açılan "Nevmekan"ın da projesini ve muhtevasını oluşturarak alt yapısını hazırladı.

Kültürel mekanlar üzerine çalışmalar yapan Demirel, kültür, sanat, edebiyat ve insanı bütünleştiren farklı projelere imza attı.

Demirel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Kitaplı Kahve" fikrinin doğuşunu şu sözlerle anlattı:

"Yıllardır Altunizade'de önünden geçtiğim ve 'İnşallah biri sanat merkezi yapar' diye iç geçirdiğim tarihi köşkün üzerinde kiralık yazısını gördüm ve 2010 nisan ayı başında tarihi köşkü kiraladım. Kiraladıktan bir hafta sonra Sadettin Ökten hocama mekanı gösterdim. Sadettin Ökten ve Uğur Derman hocalardan eski İstanbul kahvelerinin nasıl olduğunu, özellikle okuyan ve okumaya meraklı kitle üzerinde bıraktığı etkileri bir çok kez dinlemiştim. Burada yapmak istediklerimi anlattım. Sadettin Hocam çok sevindi ve sonraki zamanlarda da eli hep üzerimde oldu. Mayıs ayı sonunda çok değerli dostlarım Murat Çelik, Yurdal Tokcan, Derya Türkan, Sadık Yalsızuçanlar, Prof. Dr. Hüsrev Subaşı, Sema Balkaya Öksüz, Başak Ersöz gibi sanatkarların atölyeleri ile sanat merkezimizi açtık."

"'Yavaşla sen insansın.' diye hissettiren mekanlara ihtiyacımız var"
Hayalindeki ahşap masa ve sandalyeli, odalarından enstrüman seslerinin geldiği, çay kahve eşliğinde dostlarla muhabbetin olduğu, kitap dolu raflarıyla bir mekanı hayata geçirdiğine işaret eden Demirel, mekanın ismini 8 ay sonra bulduğunu dile getirdi.

Demirel, "Kitaplı Kahve" fikrinin en önemli referansının eski İstanbul kahvehaneleri olduğunu belirterek, "Yazarların, sanatkarların buluştuğu, sohbet ettiği ve çevrelerinde insan halkalarının doğal bir kurguyla geliştiği mekanlar İstanbul kahvehaneleri. Modern dünyanın küreselleşmeyle birlikte sunduğu ya da dayattığı her şeyiyle hesaplanmış, gürültü ve kalabalığın içinde kaybolunan mekanların yerine, selamlaşılan, farkında olunan ve farkındalık oluşturan yerler oralar. Fikirlerini uygulamak için fiziki mekan bulacakları müdavimlerin yer aldığı ve bir kimliği olan bu mekanların içinde olmaktan güven duyarsınız." ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Sadettin Ökten'in "Kimlik, farklı olanın fark edilmesiyle ortaya çıkar." sözünü hatırlatan Demirel, şöyle devam etti:

"Kitaplı Kahve taşıdığı ve barındırdığı kıymetlerle birlikte, aynileştirilmiş ve birbirinden farklı olmayan yapılar içinde, kimliği olan mekan olarak hemen farkedildi. Kitaplı Kahve buluşmaları, dinletiler ve okuma grupları oluşturduk. Gelenlerle aramızda çok güzel bir ünsiyet ortaya çıktı. Yazılı ya da sözlü olmayan, 'ahlaki' bir akit gelişti. Bu güven üzerine inşa edilen gönülden bir sözleşmeydi. İkinci yıl sonuna doğru hem selamlaşıp hal ve hatır sorduklarımız ve soranlarımız çoğaldı hem de kitaplığımızdaki kitaplar, çeşit, nitelik ve sayı olarak arttı. İlk yılımızın ortalarından itibaren televizyon, gazete ve dergiler haberlerimizi yapmaya başlamışlardı. Şimdi 'Kitaplı Kahve' gibi, insan olduğumuzu hissettiğimiz, devamlı koşuşturma içindeki hayatımız için 'Yavaşla sen insansın.' diye hissettiren, kurgulu sanatsal alanların yerine doğal olarak içinde olunacak etkinliklerin olduğu mekanlara ihtiyacımız var."

"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, düşündükleri Millet Kıraathaneleri için çok iyi bir örnek olduğunu söyledi"
Demirel, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'in adaylığı döneminde "Kitaplı Kahve gibi mekanlar yapmalıyız." dediğini belirterek, şunları söyledi:

"Bu cümle üzerine fikrin proje dosyasını hazırladım. Tanımlar, amaçlar, hedefleri yazdım. Mekanın fikri üzerine içeriklerini ve bu içeriklerin nasıl uygulanacağını yazdım. Proje kitaplı kahve, sahne, sanat galerisi ve sanat okulu şeklinde olarak 4 başlıktan oluşuyordu. Pilot isim olarak da 'Üsküdar Şehir Merkezi' diye adlandırdım. Altı ay sonra merkezin fikre göre dekorasyonu devam ederken 'Nevmekan' ismi sevgili kardeşim Halil İbrahim İzgi ile bir köşe yazısı okurken ortaya çıktı. Mekanın iç ana görüntüsünde 'Kitaplı Kahve', yani kitaplar, söyleşiler, dinletiler, okuma grupları, ahşap masa ve sandalyeler ve tabii ki çay, kahve, tatlı ve tost gibi aperitifler olacaktı. Sahne fikrimiz de ise proje işlere sahne vermek veya sahne için özel projeler yaptırmaktı. Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'in iradesi ve vizyonu Türkiyemize özel ve örnek bir mekanı kazandırdı. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da Nevmekan için, düşündükleri Millet Kıraathaneleri için çok iyi bir örnek olduğunu söyledi."

Bir mekanın neye göre ve niçin kurulacağının çok önemli olduğunu vurgulayan Demirel, "Fikir size sadece mekanı nasıl tasarlayacağınızı göstermez, oraya gelecek olan insanlara nasıl davranacağınızı, onları nasıl ağırlayacağınızı da gösterir. Yani onlara fikrin vücud bulmuş hali olan mekanın hikayesini anlatacaksınız." diye konuştu.

"Millet Kıraathaneleri okuyan, misafir ağırlamasını bilenlere emanet edilmeli"
Abdurrahman Demirel, kültürel mekanların doğru bir fikir üzerine inşa edilmesi gerektiğinin altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"İçeriği sadece kitap ve çalışma mekanı şeklinde kurgulanırsa korkarım belli bir süre sonra önemini kaybedecek ve unutulacaktır. Millet Kıraathanesi oluşturma fikrinin içeriğinin çok iyi planlanarak mekanın ona göre kurgulanması gerekmektedir. Biz bu mekanda ne yapacağız ve ne amaçlıyoruz? Bir 'Kültürel Ara Mekan' oluşmasını sağlamak en önemli hedef olmalı. İçerisinde sohbetler, dinletiler ve özel etkinlikler yapılarak kültürel alan oluşturmalı, buralara devam eden gençlere kendini ifade edecekleri ve fikirlerini uygulayacakları dergi, radyo gibi mecralar kurgulanmalıdır. Bu şekilde müdavimlerin mekanla aidiyet duygusu oluşacak ve buraları sahiplenmeye başlayacaklardır. Hangi şehirde kurulacaksa bu yerler, o şehrin okuyan ve insan ağırlamasını bilen şahsı bulunup ona emanet edilmelidir. Bu mekanda üniversite öğrencileri yarı zamanlı çalışma fırsatı bulmalıdır. Neticede doğru fikir üzerine oluşacak olan 'Millet Kahvehaneleri', bulunduğu yerin en önemli kültürel ara mekanı ve neşe alanı olacak ve yeni bir kitle oluşmasına hizmet edecektir." 

AA