D.Mehmet Doğan

D.Mehmet Doğan

Geçti kervan....*

Geçti kervan....*

Nehirler geçtik, dağlar aştık, ovalar seyrettik, şehirler gördük. Kültürümüzün, manevî birikimimizin sınır tanımadığına hep birlikte şahit olduk. Her adımımızda kendimize güvenimiz arttı, insanlığımızın zekatının dahi bir coğrafyayı ihya edecek değerde olduğunu gördük.

TYB’nin 40. yılına armağan olarak düzenlenen Edirne’den Mostar’a Kültür Kervanı uzun, meşakkatli ve her adımı öğretici bir yolculukla sülimen Bosna’ya ulaştı...

Kitabî değil hakiki bilgilere ulaştık. Yahut da kitabî bilgileri teyid eden gözle görülen gerçeklere vardık. Seyahat boyunca her adımda kendimizle karşılaştık, hasımlarımızla yüzleştik. Maddenin zaferinin manayı yok edemediğini gördük.

Tek millet olduğumuzu bütün hakikatiyle gözledik. Karşımızdakiler de tek milletti! Yapan bizdik, yıkan onlar. Yapanlar tek millettir, yıkanlar da!

Her harab mabed, her hilâli yok etmeye dönük davranış bize Endülüsü hatırlattı. Müslümanlar Endülüs’te sekiz asır var oldular ve büyük, gözkamaştırıcı bir medeniyet kurdular. Bu medeniyetin harabeleri bile kendini medeniyet addeden Avrupa’ya derin mesajlar veriyor.

Sekiz asır bir topraklarda var olmak, göz kamaştırıcı medeniyet meydana getirmek kalıcı olmak anlamına gelmiyor. Bunu bütün gerçekliği ile bilmek gerekiyor.

Balkanlar da iki asırdır Endülüsleşme sürecinde.

Balkanlarda “rekonkusta”** bitmedi...

Bu insanlık trajedisi bir defa daha tekrarlanmasın.

“Edirne'den Mostar'a Kültür Kervanı”, esasen içimize doğru derinlemesine bir yolculuk. Siyasî sınırların kültürel-manevî sınırları tahdit edemeyeceğini apaçık gösteren bir seyahat.

Bu yüzden bir anlamda kendimizi tanıma yolculuğu bu. Osmanlının iki kanadı vardı: Anadolu-Rumeli...Osmanlı böylece birbirini tamamlayan büyük bir bütündü. Balkanlarda Osmanlı varlığı tanınmadan ve gerçek anlamda kavranmadan kendimizi tam manasıyla bilemeyiz. Bunca tahribata ve her şeye rağmen, bu göz kamaştırıcı mirası temsil edecek eserler hâlâ ayakta, her merhalede bunu apaçık görebiliyoruz. 

“Edirne’den Mostar’a kültür kervanı” bir edebiyat, fikir ve sanat seferi. Edirne’de Kırkpınar’dan su içerek başlayan bir yolculuk. Bir medeniyet varlığını çeşitli şekillerde ifade eder. İşin siyaseti, ekonomisi var elbette. Fakat bizim durduğumuz yer kültür, sanat, edebiyat ve düşünce tarafı. Edebiyatta, sanatta, ilimde, fikirde büyük eserler ortaya koymalıyız. İktisadı da, siyaseti de bu arkaplan güçlü kılar.

Edirne’den başlamıştık, Osmanlı medeniyetinin en fazla görünür olduğu bir kaç merkezden birinden. Orada Selimiye’yi seyrü temaşa ettik. Edirne’de bütün Balkanlar bir güzellik anıtı olarak Selimiye şeklinde tecessüm ettirilmişti. Mostar köprüsünün arkaplanında ne varsa, Gazi Hüsrev Bey vakfını insanlığa armağan eden anlayış nereye yaslanıyorsa Selimiye’de tecessüm eden de o dur.

Mostar köprüsü bütün insanlık için bir mimarî şaheseri. Tabiat güzelliğine ilave edilmiş sırrını kendinde taşıyan insanî bir güzellik. Bu köprü ne büyük ne küçük, ne yüksek ne alçak. Tam olması gerektiği ölçülerde. Köprünün nisbetlerinin şehrin oluşumunda gözetilmesi şehircilik anlamında az rastlanır bir uygulama. Mostar’daki camilere, türbelere, kubbelere, minarelere dikkatla bakın lütfen. Kendi ölçeğini bulan bir Osmanlı şehri ile karşılayacaksınız.

Bu nisbetlere saygı gösterilmediğinde ne olur? Barbarlık olur! Şehrin nisbetlerini bozarsanız, bu güzel şehre savaş açmış olursunuz. Güzelliği topla, füzeyle ortadan kaldıramayanlar şehrin tepelerine devasa haçlar dikerek bunu yaptılar, nüfusla ve şehir estetiği ile nisbetsiz büyüklükte kiliseler ve çan kuleleri inşaa ederek bu barbarlığı tecessüm ettirdiler.

Ebedî Mostar’a selâm olsun!

Mostar Kurtuba olmasın! Gırnata olmasın!

Allah Mostar’ı yıkanlara bir daha fırsat vermesin!

* D. Mehmet Doğan’ın Mostar’da Yunus Emre Merkezi’nde yaptığı konuşmanın gözden geçirilmiş hali.

** “Yeniden fetih”, Endülüs’te müslüman varlığının hırıstiyanlar tarafından yok edilmesi süreci.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
D.Mehmet Doğan Arşivi