25 Nisan 2018
  • Adana26°C
  • Adıyaman17°C
  • Afyon15°C
  • Ağrı8°C
  • Amasya17°C
  • Ankara14°C
  • Antalya23°C
  • Artvin14°C

CELLÂDINA ÂŞIK OLMA!

Zeki Ceyhan

13 Şubat 2018 Salı 07:58

İktidarın bazı sözcülerinin Avrupa Birliği ile ilgili olarak yaptıkları açıklamalara bakınca, “Cellâdına âşık olma” sözünü hatırlamadan edemiyoruz.

Cellâdına âşık olma ya da katiline âşık olma! Yani Batılı kafalar bu duruma Stockolmsendromu diyorlar. Bu öyle bir aşkı ifade ediyor ki; gördüğü bütün eziyet ve zulme rağmen âşık sevdiğinden vazgeçemiyor. İktidarın bazı sözcüleri de Avrupa Birliği’ne böylesine gözü kapalı âşık olmalılar ki AB’den gelen tüm olumsuz açıklamalara rağmen hâlâ, “Avrupa Birliği’nden kopmadık, kopmayacağız da” diye konuşabiliyorlar. Ya da Avrupa Birliği’nin tüm suçlamalarına rağmen hâlâ onların gönüllerini hoşnut edebilmek için süslü cümleler(!) kurabiliyorlar. Yahu bu nasıl bir aşktır? Bu nasıl bir gözü kapalı hayranlıktır? Adamlar sizin suçlu diye tutup hapse attığınız bir sürü insana methiyeler düzüyor. “Sizi unutmadık, unutmayacağız” diyor. Ve siz hâlâ kalkıp onların gözüne girebilmek için birbirinizle adeta yarışıyorsunuz.

Hollanda ile aranız nasıl?

Almanya ile aranız nasıl?

Fransa ile aranız nasıl?

İtalya ile aranız nasıl?

Hepsiyle yani Avrupa Birliği ile aranız nasıl? Aranız hiçbiriyle iyi değil, değil mi?

Hepsiyle papaz olmuş durumdasınız değil mi? Hepsiyle papaz olmanızı kınadığımızı sanmayın. Onlarla papaz olmakta yerden göğe haklısınız. Bizim kızdığımız, bizim anlamakta güçlük çektiğimiz size bu kadar ters açıklamalara imza atanlara karşı yaptığınız açıklamalar.

Niye hâlâ onların gözüne girmeye çalışıyorsunuz. Niye hâlâ onların değer yargılarını kendi değer yargılarımızdan üstün görüyorsunuz? “Cellâdına âşık” tanımı sanki tam sizler için yapılmış bir tanım olarak karşımızda duruyor. Bir gün şu adamların yüzüne kapıyı vurmayı deneseniz!

“Lanet olsun sizin sapık değerlerinize, biz kendi değerlerimize ricat ediyoruz” deseniz. Evet, böyle yapsanız ne olur kıyamet mi kopar? Kıyamet falan kopmaz, adamların aklı başına gelir. Onların anladığı dilden konuşmuş olursunuz.

“Biz ne halt yiyoruz” diye kendi kendilerine sormalarına fırsat oluşturur. Niye bu denenmiyor ki?